İdareden habersiz veya onaysız alt yüklenici çalıştırmanın yaptırımı nedir? Sayıştay denetçileri şantiyelerdeki gizli alt yüklenicileri SGK kayıtları üzerinden nasıl ortaya çıkarıyor? Ankara Büyükşehir Belediyesi 2024 Denetim Raporu (Bulgu 20) ışığında konuyu mercek altına alıyoruz.
Kamu yapım sözleşmelerinde ana yüklenicilerin en sık başvurduğu, idare kontrol teşkilatlarının ise çoğunlukla göz yumduğu veya takip etmekte yetersiz kaldığı alanların başında idare onayı alınmaksızın alt yüklenici çalıştırılması gelir. Sahada “taşeron” olarak adlandırılan bu firmalar, idarenin onay mekanizmasından kaçırıldığında yalnızca basit bir şekil şartı ihlal edilmiş olmaz; sözleşmenin feshinden 15 yıllık müteselsil sorumluluğa kadar uzanan ağır zincirleme riskler doğar.
Sayıştay Başkanlığı’nın Ankara Büyükşehir Belediyesi 2024 Yılı Düzenlilik Denetim Raporu’nda (ss. 85-86) yer alan Bulgu 20, Sayıştay denetçilerinin geliştirdiği SGK çapraz sorgu metodolojisini ve kontrol teşkilatlarının denetim zaafiyetini çarpıcı verilerle gözler önüne sermiştir.
1. Sayıştay Şantiyedeki Kaçak Taşeronu Nasıl Yakaladı?
İdarelerin “Bizim bilgimiz dahilinde alt yüklenici yok” savunması, Sayıştay denetimlerinde artık geçerliliğini tamamen yitirmiş durumdadır.
Rapor konusu olayda denetçiler;
-
ABB Etüt ve Projeler Dairesi Başkanlığı’ndan yürüyen yapım işlerinin listesini almış,
-
İdarenin “Resmi kayıtlarda alt yüklenici çalıştırılmıyor” beyanında bulunduğu 11 yapım işini belirlemiş,
-
Doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile yazışarak bu işyeri sicil numaralarına bağlı alt işveren (aracı) tescillerini sorgulamıştır.
Sonuç son derece çarpıcıdır: İdarenin “yok” dediği 11 işin 9’unda fiilen alt işveren tescili yapılarak alt yüklenici çalıştırıldığı tespit edilmiştir (Örn: 2024/171114, 2024/257859 ve 2023/1144279 İKN’li işler).
2. Mevzuat Ne Diyor? İdare Onayı Neden Şarttır?
Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin (YİGŞ) 20. maddesi, onay mekanizmasını emredici kurallara bağlamıştır:
-
Sözleşme ve Onay Zorunluluğu: Asıl yüklenici, çalıştıracağı alt yükleniciyi işe başlatmadan önce idarenin onayına sunmak, onaylanan alt yüklenici ile yazılı sözleşme imzalamak ve bir nüshasını idareye vermek zorundadır. İdarenin onaylamadığı hiçbir alt yüklenici şantiyeye giremez ve çalışamaz.
-
Yasaklılık Denetimi: 4734 sayılı Kanun’un 10, 11 ve 58. maddeleri ile 4735 sayılı Kanun’un 26. maddesi gereğince kamu ihalelerinden yasaklı olan gerçek ve tüzel kişiler hiçbir suretle alt yüklenici olamazlar. Onay alınmadığında, yasaklı bir firmanın kamu şantiyesinde iş yapması engellenemez.
-
Yasal Sınırlar (%30 ve %50 Kuralı):
-
İşin tamamı alt yüklenicilere devredilemez.
-
Tek bir alt yükleniciye verilecek iş kısımları toplamı sözleşme bedelinin %30’unu,
-
Tüm alt yüklenicilere verilecek işlerin toplam bedeli ise sözleşme bedelinin %50’sini aşamaz. İdareden onay kaçırıldığında işin fiilen tamamen taşere edilip edilmediği denetlenemez hale gelir.
-
3. Onaysız Alt Yüklenici Çalıştırmanın 4 Kritik Riski
İdare onayının devreden çıkarılması şu ağır hukuki ve mali riskleri beraberinde getirir:
-
İşçi Ücretlerinin Denetlenememesi: YİGŞ 34. maddesi gereğince idare kontrol teşkilatı, alt yüklenici işçilerinin ücret bordrolarını ve banka dekontlarını her ay hakediş öncesi resen denetlemekle yükümlüdür. Onaysız taşeronun işçisi maaşını alamadığında, İş Kanunu uyarınca asıl işveren sıfatıyla kamu idaresi de sorumlu tutulabilmektedir.
-
15 Yıllık Kusur Sorumluluğunun Kaybolması: 4735 sayılı Kanun’un 30. maddesi uyarınca alt yükleniciler, kesin kabulden itibaren 15 yıl boyunca fen ve sanat kurallarına aykırılıktan, çökme ve bozulmalardan yüklenici ile birlikte müteselsilen sorumludur. Resmi onay ve sözleşme kaydı bulunmayan bir taşerona 10 yıl sonra rücu etmek fiilen imkansızdır.
-
Sözleşmenin Feshi ve Teminatın Gelir Kaydı: Asıl yüklenicinin idareden habersiz alt yüklenici çalıştırması, sözleşmeye ve ihale dokümanına doğrudan aykırılıktır. Bu durum 4735 sayılı Kanun’un 20. maddesi uyarınca idareye noter ihtarı akabinde sözleşmeyi tek taraflı feshetme ve kesin teminatı gelir kaydetme yetkisi verir.
4. İdarenin “SGK Sicili Bizi Bağlamaz” Savunmasına Sayıştay’ın Yanıtı
Ankara Büyükşehir Belediyesi verdiği cevapta; SGK’nın taşerona aracı kodu/sicil numarası vermesinin idarenin onay verdiği anlamına gelmeyeceğini, SGK işlemlerinin idareyi bağlamadığını savunmuştur.
Sayıştay denetçileri ise bu savunmayı şu gerekçeyle reddetmiştir:
Bulgunun amacı SGK tescilinin onay sayılıp sayılmaması değildir. Şantiyede idarenin bilgisi ve onayı dışında çok sayıda alt yüklenicinin faaliyet göstermesi, kontrol teşkilatının ve idarenin açık bir denetim zaafiyeti içinde olduğunu kanıtlamaktadır.
İdare de bulguya iştirak etmiş ve bundan sonra hakediş dönemlerinde ilgili kurumlarla resmi yazışma yapılarak taşeron denetimlerinin yürütüleceğini kabul etmiştir.
Uygulayıcılar İçin Kontrol Rehberi
Hakediş onaylayan kontrol teşkilatları ve şantiye şefleri şu adımları zorunlu kontrol prosedürü olarak işletmelidir:
-
Hakediş Öncesi SGK İşyeri Dökümü: Her hakediş öncesinde ilgili işyeri sicil numarası üzerinden SGK sisteminde alt işveren (aracı) kaydı açılıp açılmadığı resmi yazıyla sorgulanmalı veya e-SGK üzerinden döküm istenmelidir.
-
Onaysız Taşerona Şantiye Giriş Yasağı: Sahada çalışan ekip ve iş makineleri periyodik olarak kontrol edilmeli, onaylı alt yüklenici listesinde yer almayan ekiplerin şantiyede çalışmasına izin verilmemelidir.
-
Yasal Sınır Tablosu: Onay verilen her alt yüklenicinin sözleşme bedeli takip edilmeli, kümülatif tutarın sözleşme bedelinin %50’sini, tek firmada ise %30’unu aşmadığı hakediş dosyasında belgelenmelidir.
-
Yasaklılık Teyidi: Onay aşamasında alt yüklenicinin EKAP üzerinden güncel kamu ihalelerinden yasaklılık teyidi alınmalı ve onay evrakına eklenmelidir.
